Blog Kategorileri
İlandex Blog

Patron paspas atarken iddaa kuponu dolduran kuryeler!

Bir Başarı Hikayesi... Askerden dönünce, işsiz kaldığı bir dönemde başvurduğu restoranda  kurye olarak çalışmaya başlayan Ahmet D., boşken mutfağa girmesine müsaade edilince yemek yapmayı nasıl öğrendiğini, oradan nasıl kasaya geçtiğini ve sonunda patronun onu nasıl şirkete ortak ettiğini keyifle anlattı...
3.4.2017 21:00:00
Okunma Sayısı : 851
Patron paspas atarken iddaa kuponu dolduran kuryeler!

Fosforlu spor ayakkabı giyen bir patron! 


Ahmet Bey'le görüşmek üzere randevu almak için kendisini aradığımda, bütün gün dükkanda  olacağını söyleyip , üçe doğru gelmemi tembihlemesine rağmen, dönüş trafiğine kalmamak  için on iki sularında restorana varmıştım. Anadolu yakasının sakin bir semtinde yer alan restoranın önünde, kaldırıma kadar uzayan kuyruğu görünce, neden saat üçe randevu verdiğini daha iyi anladım... Oldukça rahat görünen fosforlu spor ayakkabıları üzerine giydiği dar kesimli siyah kanvas pantolonu, spor gömleği ve şık ceketi ile yaşından beklenmedik bir çeviklikle hareket eden, orta yaşlı kır saçlı adam, bir yandan kuyruktakilerle  selamlaşırken, bir yandan da hızla doldurduğu adisyon fişlerini   kopartıp, yanında bekleyen gencecik komi ile içeri yolluyordu. 
Yanına yaklaşıp,  'Ahmet Bey içeride mi acaba? Üçte kendisiyle görüşecektim ama biraz erken geldim...'  diye sordum. 'Gelir birazdan, üst kata geçin ' diye cevapladı.  Peşimden komiyi  yollayıp  'Beyefendiyi üst kata alın, çay sorun.'  dediğini duydum . 


Açsan önce bir şeyler hazırlatayım ...


Üst kata çıkıp mütevazi görünümlü masalardan birine oturdum. Çayım bitince, bilgisayarımı çıkarmak için doğrulduğumda, ' Hoş geldiniz, sizi çok bekletmedim inşallah. Tam servis saati malum...'  diyen sesin sahibini gördüm. Elimi uzatırken gözüm ayakkabılarına kaydı.
- 'Ahmet  Bey benim... Hoşgeldin. ' dedi muzip bir ses tonuyla.
Biraz şaşkındım. Görüşeceğim kişinin daha yaşlı ve klasik görünümlü biri olacağını düşünmüştüm. 
- 'Beni şaşırttınız. Sizin gibi dinamik görünen biri ile görüşmeyi beklemiyordum  açıkçası . '  deyiverdim.
Gözümün istemsizce  ayakkabılarına kaydığını fark eden Ahmet Bey , ' Dinamik görünümlü derken ayakkabılarımı ve pantolonumu  kastediyorsan...' deyip bir kahkaha patlattı.  
- 'İkisini de bizim motorculardan ödünç aldım, demin üstüme ayran döktü sağ olsun çocuklar... ' dedi.
- 'Yok , sadece müşterilerle birebir ilgilendiğinizi görünce biraz  şaşırdım açıkçası.' dedim.
-  'Aaa  o dediğin olmadan yürümez bu iş. Öyle patron oldum deyip bir köşeye oturursan, işler üç günde tepetaklak oluverir . Müşteri seni görecek, işinin başındasın bilecek. Yıllardır ta karşıdan sırf beni görmeye gelen dostlarım var benim.  Önce müşterimdi hepsi, sonra gide gele dost olduk çoğuyla. Bu da bu işin kaymağı işte.'  diyerek  gülümsedi.
- 'Yoruldum yahu... Şu çayları tazeleyelim de öyle başlayalım sohbetimize. Ama açsan önce bir şeyler hazırlatayım.'  dedi   Ahmet Bey, babacan bir tavırla...
- 'Sağ olun. Bir çay daha harika olur. ' deyip, kayıt cihazımın düğmesine bastım ve  röportaja başladık...
 

İlandex: Bize, kuryelikten işletme sahibi olmaya varan yolculuğunuzu anlatır mısınız?


Tabii... Bir gün, 'Biz kendi yerimizi açacağız' diyen iki  usta aynı anda işi bıraktı. Hemen adam bulamayınca çaresizlikten alelacele beni mutfağa geçirdiler. Zaten  her şeyin hazırlığı bir gün öncesinden yapılırdı. Kuryelik yaparken, paketten boşa düştüğüm her fırsatta soluğu mutfakta aldığım için, ilk günü kazasız belasız atlattım. İkinci gün hem pakete çıktım, hem mutfağa baktım. Üçüncü gün patron baktı olacak gibi değil, ' Adam bulana kadar pakete çıkma, mutfağı idare et yeter...' dedi. Yaptığım yemekler müşterilerden iltifatlar almaya başlayınca mutfağa adam aramaktan vazgeçip, yerime başka motorcu buldular. O mutfakta 5 yıl hiç izin kullanmadan çalıştım. İş yokken telefona baktım. Paspas attım. Masaları sildim. Boşları topladım. Yeri geldi bulaşık yıkadım...Patron zeki adamdı.  Allah var, yaptığımı görürdü. Hatta komiler arada  'Bizi işimizden edeceksin , biz  mutfağa giriyor muyuz Ahmet? ' diye takılırlardı.


İlandex: Mutfaktan kasaya geçişiniz nasıl oldu peki?


Bir gün patron,  'Nefes alırken sırtıma çivi batırıyorlarmış gibi canım acıyor, bir baktırayım. Ben gelene kadar yerime kasaya bak.' deyip doktora gitti. Meğer  zaatürre olmuş. İyileşene kadar,  tam 21  gün işe gelemedi. Döndüğü gün  de bana ortaklık teklif etti.  O zaman 29 yaşındaydım. Kabul ettim. Sonraki  dört  yıl boyunca, restoranın deposunda yattım. O zamanlar ne hanım var ne çocuk ... Gençtik, gözümüz bir şey görmüyordu işte. Geceleri sıkılmayayım diye  patron evden kendi televizyonunu getirmişti bana. Sabah arkadaşlar işe gelince, bekar evlerine gider, duş alıp gelirdim. Allah hepsinden razı olsun. 


İlandex: Anlaşılan patronun  öyle gözüne girmişsiniz ki, sizi işine ortak etmiş...


Öyle ama bu işler pek öyle kendiliğinden olmuyor. Ben çok azimli, çalışkan ve kabiliyetli bir gençtim. Kendi işimmiş gibi çalıştığım için, hiç bir iş de zul gelmezdi açıkçası. Bulaşık  da yıkadım, çöpleri  de döktüm, yeri geldi malzeme bitince atlayıp motora yetiştirdim, yeri geldi tuvalet  temizledim ama derdim patronun gözüne girmek olsaydı bugün karşınızda oturuyor olamazdım. Bu biraz da yapı meselesi. İşine saygı, kendine saygıdır. Biz zamanında bir şekilde patronumla birbirimizi bulduk ama 'O mu bana daha çok yardım etti, ben mi ona' hiç hesabını tutmadım ben; çünkü bu restoranı hep kendi yerim gibi gördüm.  
 

İlandex: Ve sonunda gerçekten öyle de olmuş, kendi yeriniz yani...


Evet, kısmet işte...Rahmetli çok severdi beni.  Zamanla başka sağlık sorunları çıkınca, işe eskisi gibi gelip gidememeye başladı. İki oğlu, bir de kendinde sekiz yaş küçük kardeşi  olmasına rağmen, işleri bana bıraktı. İşleri oturttukça, benim kazancım da arttı. Önce patronun dükkanın üstündeki  dairesine kiraya çıktım. Hanımla tanışıp evlenince de, çalışır ödersin deyip, daireyi yok paraya sattı bana rahmetli.  Allah yardım etti de, vefat etmeden önce ödedim borcunu. 
 

İlandex: Patronunuzla neredeyse baba oğul gibiymişsiniz. Bir anınızı paylaşır mısınız?

 
Bir gün hiç unutmam,  kaçak çay demledi. Beni de beni karşısını oturttu.  ' Restoranın kapısından ' İş arıyorum abi ' diye girdiğin gün, daha dün gibi aklımda. Üzerinden 24 koca  yıl geçmiş Ahmet...' deyip sırtımı sıvazladı.
- 'O zaman dükkana bolluk bereket getireceğini anlamıştım. Öyle de oldu. Bir gün sana iş buyurmadım, çünkü bir şey istememe hiç  fırsat vermedin. Hem kendine kazandırdın, hem bana evlat ...' dedi.
Duygulanmıştım. Bir şey diyemedim. Devam etti...
- 'Ama, çalışkanlığından çok neyine hayranım senin biliyor musun ?  dedi.
- 'Sebat edişine... Sahip olduğun her şeyi tırnaklarınla kazıyıp aldın. Helal olsun sana ' 


İlandex: Onu özlüyor musunuz?


Çok... O konuşmayı yaptıktan 1 yıl sonra vefat etti rahmetli... 25 yıl babalık etti bana.  İş olsun olmasın, cebimi harçlıksız bırakmadı. Kendi evlatlarından ayırmadı beni ama ben de  babam gibi severdim onu. Tam  6 yıl oldu kaybedeli.  O gün bu gündür dükkanına baba mirasım diye gözüm gibi bakarım. 


İlandex: Başarınızın sırrı bu demek...


Benim başarımın anahtarı, sebat etmek... Bugün bile her zorlandığımda, hala bana söylediği o sözü yad eder, 'Sebat et Ahmet' diye kendimi motive ederim.... 


İlandex: Çocuklarınız  da sizin yanınızda mı çalışıyorlar?


Bu işler onlara göre değil. İki oğlum bir kızım var ama üçü de sabırsız. Okullarını bitirsinler başkaca beklentim yok onlardan. Ne yapmak istiyorlarsa, kendileri için yapsınlar bana yeter ama ben de bazen yorulduğumu hissediyorum ve şu kapıdan biri girsin istiyorum ' İş arıyorum abi '  diye... 


İlandex: İş soran olmuyor mu?


- 'Oluyor olmaz mı, ama nerde benim gibisi... 52 yaşıma geldim ama  daha kendim gibi birini bulamadım... ' diye bir kahkaha patlatıyor Ahmet Bey ve ekliyor:
- 'Bizim keratalar ben paspas atarken, iddaa kuponu dolduruyorlar arkada... '

 

İçerik No: 021-08-RPR-1704-03-01
Yasal Uyarı: Her hakkı ilandex.com.tr'ye ait olan Özgün İçerik, Fikir ve Sanat Eserleri ve Türk Ceza Kanunu kapsamında korunmaktadır. https://www.ilandex.com.tr adresine çalışır durumda link verilerek alıntı yapılabilinir.

 
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR !
 
 
Yorum Yap
*Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra 24 saat içinde yayına alınacaktır.
mehmet t. 17.5.2017
kutlarım güzel bir söyleşi olmuş