Blog Kategorileri
İlandex Blog

kendi restoranını açmak isteyenlere altın niteliğinde tavsiyeler!

Dokuz yıl önce kendi markasını yaratarak gıda sektörüne  adım atan ve  şube sayısını on ikiye yükseltmeyi başaran G.T.'nin  sektöre dair  altın niteliğinde tavsiyelerine göz atalım....
27.2.2017 03:00:00
Okunma Sayısı : 748
kendi restoranını açmak isteyenlere altın niteliğinde tavsiyeler!

İlandex: Sorunları bitmeyen bu sektörde,  motivasyonunuzu  yıllarca nasıl  korudunuz?


Bu sektörde  ' Sistemi Oturmak '  diye bir kavram maalesef söz konusu değil. Çünkü  her aşaması insana bağımlı olarak işleyen bir kurguda, mutlaka bir yerlerde bir sorun patlak veriyor. Bu nedenle hizmet sektörünü  başka sektörlerle karıştırmamak gerek. Dokuz altı çalışılan bir işyerinde, birisi hastalanıp işe gelemediğinde ya da izin kullandığında  işler göze batacak boyutta aksamaz çünkü kilit oyuncular bellidir ve o kişiler genellikle sorumluluk sahibi ve iş ahlakı olan insanlar arasından seçildiği için, eksik oyuncunun boşluğu bir şekilde doldurulur.  Söz konusu iş gıda olunca, oyuncularının  her biri  kilit oyuncu olduğu  ve bir çok işveren kadroyu yedekli çalıştırabilecek yatırım altyapısına sahip olamadığı için, sahaya eksik oyuncu ile çıkmak, tüm takımın motivasyonunu yerle bir ederek, sahadan yenik ayrılmanıza sebep olabiliyor. 
Yoğun ve stresli tempoya ayak uydurmaya çalışırken bir yandan da motivasyonunuzu yüksek tutmaya çalışmak hiç  kolay olmuyor ama şunu söyleyebilirim ki , eğer güçlüklerden kolay kolay yılmayan  bir yapınız varsa, sektör size bambaşka bir görüş açısı ve yeni yetenekler kazandırıyor.
Her sabah uyandığınızda yorgunluk ve bıkkınlıkla  ' Bu gün kim bilir  gene  ne aksilik çıkacak? ' diye endişelenmeyi bir kenara bıraktığınızda, olayları  sorun haline  getiren siz olmasanız da düzeltecek tek kişi olduğunuzun farkına varıyor ve  çözüm üretmeye odaklanmayı öğreniyorsunuz. Gerektiği kadar istikrar ve sabır gösterebilirseniz,  tempo belli bir rutine oturuyor. Zamanla çabalarınızın meyve vermeye başladığını gördükçe, kendinize olan güveninizi geri kazanıyor ve daha kararlı mücadele etmeye başlıyorsunuz. 
 

İlandex: Günümüzde kendi markası ile yola çıkmak mı, bayilik almak mı daha akılcı ?


Dokuz yıl önce konuşuyor olsaydık, hiç düşünmeden kendi markanız diye cevaplardım bu soruyu fakat  kendi markasını yaratma fikri dokuz yıl öncesi için doğru bir hareket olarak kabul edilse bile, bugün için doğru olup olmadığı tartışılabilinir .
Bu sorunun cevabı, girişimcinin iş fikrinin parlaklığı, enerjisi ve  maddi imkanları ile de oldukça yakından ilintili. Piyasa bazı ürünlere fazlasıyla doymuş durumda fakat  elbette henüz keşfedilmemiş pazarlar ve henüz hayata geçirilmeyen yeni  iş fikirleri ve iş modelleri de var. Henüz mevcut alışkanlıkları yıkacak yeni bir iş modeli geliştirmediyseniz  ve  bugün  hala bir kahve dükkanı açmak istiyorum ya da kendi çiğ köfte markamı yaratacağım diyorsanız  biraz daha düşünmenizi önerebilirim ama eğer henüz kimsenin girişmediği yaratıcı bir fikriniz varsa daha cesur davranıp, hızlı hareket etmelisiniz. 
Elbette ürününüzün hitap ettiği bir de hedef kitleniz ve ona uygun olarak belirlenmiş  iyi bir  pazarlama stratejiniz olmalı. 
Artık bir ürünün doğru satış  teknikleri ile pazarlanması, ürünün kendisinden bile daha  önemli olduğu için, yatırım maliyetinizin en az üçte biri oranında bir reklam  bütçesini gözden çıkarmalısınız. 
Sektöre yeni girecek olan markanızın, yıllar içinde bilinirlik kazanmış  ve sadık müşteri profili olan markaların arasından sıyrılarak iyi bir noktada konumlanabilmesi için başarılı bir reklam politikası  sürdürmek şart . Eğer yeni iş fikrinizle ortaya çıkarken, beraberinde bu gereklilikleri de yerine getirebileceğinize inanıyorsanız,uzun vadede başarıyı yakalamamanız için ortada bir sebep kalmıyor.


İlandex:  Restoran malzemeleri için  öneriniz nedir? Sıfır mı alınmalı , ikinci el mi?


Benim sektöre yeni girmek isteyenlere tavsiyem, minimum yatırım ile yola çıkıp, ilk bir kaç yıl ellerindekilerle devam edip, işlerini büyüttükçe yine işlerine yatırım yapmaları olur. İlk heyecanla bütün birikimlerini dükkanlarına  gömmeden önce, kontrollü olmalarında fayda var çünkü ilerleyen zamanlarda birikimlerini daha faydalı ve zaruri ihtiyaçları için kullanmak isteyebilirler. Nasıl olsa,  işlerini büyüttükçe sahip oldukları ürünleri sıfırları ile değiştirmek veya yenilemek her zaman için mümkün.  Üstelik geçen süreçte, neye gerçekten ihtiyaçları olduğunu ve neyin  işlerine yaramayacağını daha iyi öğrenmiş olacakları için, belki de hiç işlerine yaramayacak şeyler için para harcamamış olurlar.
İkinci el restoran malzemeleri ile sıfırları arasında tercih yapmam gerekirse, kesinlikle ikinci el  ürünleri öneririm. Restoranlarını devreden veya yenileyen bir çok insan, çok büyük meblağlar ödeyerek satın aldıkları ve bazılarını neredeyse hiç kullanmadıkları ürünleri yok paraya elden çıkarmak zorunda kalıyorlar.Özellikle mekana özel olarak yaptırılan büyük ebatlı ve özel yapım eşyaları elden çıkarmak oldukça sancılı olabiliyor. Satılamayan ürünlerin depolanma ve nakliye masrafları ekstra bir gider kalemi yaratacağı için, işyeri sahipleri genellikle  dükkanı boşaltmadan önce  her şeyi elden çıkarmayı tercih ediyorlar. Bu süreçte alıcı bulamayan ürünler maalesef, ikinci el ürün  alıp satan aracılara çok gülünç rakamlara satılıyor.
İkinci el ürünlerin  aracıya düşmeden direk sahibinden alınması her iki taraf için de hem daha ekonomik hem de daha güvenilir elbette. Bazıları sıfırı 800 tl olan ahşap sandalyenin, 200 tl ye satılan ikinci elinin mutlaka bir kusuru olacağı düşüncesi ile ikinci ele pek sıcak bakmasa da, dükkan boşaltılmadan önce sahibinden alınan ürünlerde pek sorun çıkmıyor.
Elektronik aletler, fırın, derin dondurucu, soğuk dolap gibi ürünleri almadan önce servis çağırıp kontrol ve bakımlarını yaptırmak elbette en sağlıklısı. Zira bunu es geçerseniz, ucuza mal ettiğinize sevindiğiniz ürünlerin astarı yüzünden pahalıya gelebilir. 
Sattığı ürüne güvenen satıcı bu tarz alışverişlerde genellikle şöyle  bir yaklaşım sergiliyor. Servis bedeli alıcıdan kapora olarak tahsis ediliyor. Gelen servis ürünü  kusurlu bulursa kapora iade ediliyor. Kusurlu olmadığı tespit edilirse, satıcı taraf  kapora olarak aldığı servis bedelini alıcıya iade ediyor ve ürünü anlaşılan rakam üzerinden satıyor. Böylece alıcının içi rahat ederken, satıcı da satılma garantisi olmayan ürün için  önce boşu boşuna servis ücreti ödememiş oluyor. 
 

İlandex: Üniforma gibi kişisel eşyaları siz mi alıyorsunuz, personel mi ödüyor? 


Üzerinde firma adı ve logosu taşıyan bazı standart eşyalar özel olarak ve toptan yaptırılır ve farklı bedenler için  stokludur. İki üç gün çalışıp ayrılan personelin giydiği gömlek, yeni gelene verilemediği için, yoğun personel sirkülasyonu, üniforma ihtiyacını büyük bir gider kalemine dönüştürmektedir.
Örnek vermek gerekirse, biraz iri yapılı ustanız için özel olarak yaptırdığınız XL beden, isim işlemeli aşçı üniforması ve 45 numara terlik bir daha hiç kimsenin işine yaramayabilir. Bu  nedenle sektörde en çok kabul gören yol, kişisel eşyaların personele zimmetlenmesidir. Çalıştığı süre boyunca üzerine  zimmetlenen eşyalara kasıtlı bir zarar vermediği sürece personelden her hangi bir kesinti yapılmaz veya bir ücret talep edilmez.  
Adil olan, personelin işten ayrılma talebi  ile ilgili  bildirimde bulunmadan  iş bırakması ve müesseseyi mağdur etmesi gibi durumlarda, üzerine zimmetli kişisel eşyaların maliyetinin, kendi alacağından kesileceğinin,  işe alındığında  kendisine bildirilmesi ve karşılıklı olarak imzalanacak yazılı bir sözleşme ile her iki tarafı da güvence altına alınmasını sağlamaktır. Böylelikle, başka bir işyerinde de  işine yarayabilecek olan üniformanın parasını cebinden ödeyen usta, işi bırakacağını zamanında  bildirmeyerek mağdur ettiği  işyerini ikinci bir zarara uğratmadığı gibi, üniforma da çöpe  gitmemiş olmaktadır.
 

İlandex: İki seçeneğiniz ve sadece birini tercih etme şansınız olsa, hangisini seçersiniz ?


Bugünkü yaşınız ve tecrübenizle dokuz yıl önceye gidip, her şeye sıfırdan başlamak mı yoksa  dokuz yaş daha genç ve tecrübesiz halinizle bugün her şeye sıfırdan başlamak mı ?
Günümüz dünyasında başarıyı etkileyen  ve sizin kontrolünüz dışında gelişen çok sayıda değişken faktör var. Tecrübe bu değişkenlerden  sadece birisi ama aynı zamanda hala en kıymetlisi bence .
Günümüz dünyasında artık her imkan elinizin altında gibi  görünüyor olsa da,  başarılı olmak için odaklanmanız gereken konuların önem ve öncelik sıralaması çok değiştiği için, rekabet ortamı eskiden olduğu kadar  adil değil. Sektörün geldiği noktada, müşteri karnını, en kısa sürede ve  en uygun fiyata nasıl doyurabileceğine bakıyor...Satılan ürünün  hammadde kalitesi, fiyat / kalite ekseninde  değerlendirildiğinde çoğu insan tarafından göz ardı edilebiliyor. Bütün bunları göz önünde bulundurduğumda, sanırım  bugünkü  yaşım ve tecrübemle dokuz yıl önceye gitmeyi tercih ederim.

 
İçerik No: 004-08-RPR-1702-02-01
Yasal Uyarı: Her hakkı ilandex.com.tr'ye ait olan Özgün İçerik, Fikir ve Sanat Eserleri ve Türk Ceza Kanunu kapsamında korunmaktadır. http://www.ilandex.com.tr adresine çalışır durumda link verilerek alıntı yapılabilinir.


BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR !

 

 

 

 

 

 

 

 

Yorum Yap
*Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra 24 saat içinde yayına alınacaktır.